11. Potsdam Konferansı17
Temmuz - 2 Ağustos 1945 tarihleri arasında Almanya'nın Potsdam şehrinde
yapılan konferansa verilen addır. 7 Mayıs 1945'te Almanya'nın teslim
olmasından sonra, bundan önceki konferanslardan farklı olarak, savaşın
nasıl bitirileceğini değil, barışın nasıl sağlanacağını konu alan
Potsdam Konferansı, II. Dünya Savaşı'nın ve "Üç Büyüklerin" yaptıkları
son büyük konferans oldu. Potsdam Konferansı'nda görüşülen konular
şunlardır:
Polonya Sorunu: Sovyetler Birliği, 16 Ağustos 1945'te Polonya ile yaptıkları bir
antlaşma ile Polonya-SSCB sınırını Curzon Çizgisi olarak kabul
ettirdiler.
Almanya Sorunu: Almanya'daki tüm Nazi kurumlarının ortadan kaldırılmasına, Amerika
Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Fransa ve Sovyetler Birliği
işgal bölgelerinde ayrı ayrı demokratik rejimlerin kurulmasına, Alman
savaş endüstrisinin barış ekonomisinin gereksinimlerine göre
yapılandırılmasına, Tamirat borcu için herhangi bir rakam tespit
edilmemesine, Sovyetler Birliği'nin, ABD, Birleşik Krallık ve Fransız
işgal bölgelerinden herhangi bir tamirat borcu talep etmemesine, Barış
ekonomisi için gerekli olmayan endüstriyel teçhizatın pek az bir
kısmının Sovyetler Birliği'ne verilmesine, Alman donanmasının büyük
bölümünün tahrip edilmesine, Savaş suçlularının yargılanmasına karar
verildi
Avusturya'nın Durumu: Avusturya ve başkenti Viyana, Almanya örneğinde olduğu gibi dört devlet arasında işgal bölgelerine ayrıldı.
İtalya'nın Durumu: İtalya'nın 1943 yılından beri demokrasi yolunda gösterdiği gelişmeler
dikkate alınarak bu ülkeye barış için öncelik verilmesi ve barış
hükümlerinin mümkün olduğu kadar yumuşak tutulması fikri benimsendi.
Sovyetler Birliği'nin, Akdeniz ve Kızıldeniz'de bulunan İtalyan
sömürgelerinden pay istekleri yönündeki talepleri ise ciddiye alınmadı.
Sovyet uydu devletleriyle barış: Bu uydu devletler, Sovyetlerin askerî işgali altına girmiş olan ve
hükümetlerinde de komünistlerin egemen olduğu Romanya, Bulgaristan ve
Macaristan idi. Sovyetler Birliği, barış yapılmadan önce, ABD ve
Birleşik Krallığın bu ülkelerdeki hükümetleri tanımalarını istedi.
Ancak, ABD ve Birleşik Krallık ilgili ülkelerle barış yapılmadıkça,
böyle bir tanımayı ve dolayısıyla Sovyet teklifini kabul etmediler.
İspanya'nın Durumu: İspanya savaşa katılmamakla birlikte Mihver devletleri ile işbirliği yaptığı için Milletlere alınmaması görüşü benimsendi.
İran'ın Durumu: İran'ın derhal boşaltılmasına karar verildi
Boğazların Durumu: Sovyetler Birliği, Türkiye'nin zayıf olması fikrinden hareketle serbest
geçiş için gereken garantiyi sağlayamadığını, bu sebeple Boğazların
Sovyetler Birliği ile Türkiye'nin ortak kontrolü altına konulmasının
uygun olacağını ileri sürdü. Kısacası, Boğazlar'dan üs talep ettiler.
ABD ile Birleşik Krallık ise Sovyetlerin Boğazlar'dan tam geçiş
serbestîsine taraftar idiler. Konu hakkında herhangi bir karar alınmadı
ve her devletin görüşünü Türkiye'ye bildirmesi kararlaştırıldı.
Tuna Nehri: Tuna Nehri üzerinde bulunan tüm ülkeler Sovyetler Birliği'nin askerî
işgali altına girdiğinden, Tuna nehri fiilen Sovyet egemenliği ve
kontrolü altına girmiş durumdaydı. Bu nedenle Tuna'da gidiş-geliş
serbestîsinin sağlanması ve statünün yeniden tespitine karar verildi.
II. Dünya Savaşı ve Türkiye