Avrupa’da Savaş Başlıyor: Almanya
Ağustos 1939’da SSCB ile 10 yıl geçerli olacak bir saldırmazlık paktı
imzaladıktan sonra,1 Eylül’de Polonya’ya girdi. İngiltere ile Fransa
sözlerini tutarak 3 Eylül’de Almanya’ya savaş ilan etti. Avusturya,
Kanada ve Güney Afrika’nın da aralarında bulunduğu başka ülkeler de
İngiltere ve Fransa’nın yanında yer aldı. Ama Müttefikler, Alman kara
güçlerince hızla işgal edilen Polonya’ya yardım edemedi.17 Eylül’de
SSCB de doğudan Polonya’ya girdi. Polonya teslim oldu. 80 bin kadar
Polonya askeri mücadeleyi sürdürmek amacıyla önce Romanya’ya daha sonra
da Fransa’ya giderek burada toplandı.
Ekimde SSCB, olası bir
Alman saldırısına karşı bir batıda “tampon devletler” oluşturmak
amacıyla, üç Baltık ülkesini, Estonya, Letonya ve Litvanya’yı işgal
etti. Ardından SSCB, Finlandiya’dan birliklerine Finlandiya
topraklarına girme hakkının verilmesini istedi. Finlandiya SSCB’nin
koşullarını kabul etmek zorunda kaldı.
Bunlar olurken batı
oldukça hareketsizdi. Fransa, Alman sınırında Maginot Hattı adıyla
anılan savunma hattını kurdu. Kuzeydeki İngiliz birlikleri, Belçika’nın
savaşa girmemesi nedeniyle Almanlar’la hiç karşılaşmadı.
1940
Nisan’ında Almanlar, Norveç’e saldırdı. Amaçları denizaltıları için
üsler kurmak ve İsveç’in kuzeyindeki madenlerden çıkartılarak
denizyoluyla Norveç’in Narvik limanına getirilen demire el koymaktı.
Alman birlikleri gemilerle geldi ve bir bölümü hiçbir engele
karşılaşmaksızın Norveç kıyılarına çıktı.
Bir bölümü de
İngiliz deniz güçleriyle, iki tarafın da eşit kayıplar verdiği sert
çatışmalara girdi. Ama Almanlar kısa sürede Norveç’te Müttefiklerin
asker çıkarma girişimlerini önleyebilecek hava üsleri kurdular. Norveç
9 Haziran’da teslim oldu. Almanların nisanda saldırdığı Danimarka da
pek az direnebildi.
10 Mayıs 1940’ta başlayan Alman
saldırısı, kısa sürede Belçika, Hollanda ve Lüksemburg’un işgaliyle
sonuçlandı. Yardıma gelen İngiliz ve Fransız orduları da püskürtüldü.
13 Mayıs’ta Sedan’da Alman tankları Meuse Irmağı’nı geçti ve Fransa’nın
içlerine doğru ilerledi. Hollanda 14 Mayıs’ta teslim oldu. Alman
tankları kuzeye, kıyıya doğru ilerledi ve geri çekilen Müttefiklerin
önünü kesti. Belçika 27 Mayıs’ta teslim oldu.
Belçika’da
sıkışıp kalan İngiliz ve Fransız birlikleri büyük kayıplar verdi.
İngiliz deniz güçlerinin yardımıyla Dunkerque kıyılarından 346 bin
kadar Müttefik askeri kurtarıldı; ama silah, araç ve gereçler geride
bırakıldı.
14 Haziran’da Almanlar Paris’e girdiler, 22
Haziran’da da Fransızlar ateşkes antlaşmasını imzaladılar. Alman
güçleri Kuzey Fransa’yı ve bütün Atlas Okyanusu kıyılarını işgal etti.
Mareşal Henry Philippe Petain Vichy’de Almanların denetiminde bir
hükümet kurdu.
Hitler bir sonraki hedef olarak
İngiltere’yi seçti. Alman hava kuvvetleri Güney İngiltere’deki
havaalanlarını ve limanlarını her gün bombalamaya başladı. İngilizlerin
kesin direnişiyle karşılaşan Almanlar, ardından Londra’yı ve
İngiltere’nin iç bölgelerindeki kentleri de bombaladı. Bu baskınlar pek
çok sivilin ölümüne ve büyük zarara yol açtı. İngiltere göklerinde
Ağustos-Ekim 1940 arasında yapılan üstünlük savaşından sonra, Alman
hava saldırıları gece bombardımanlarına dönüştü; 1941 ortalarına kadar
İngiltere’deki kentler yoğun hava akınlarının hedefi oldu. Haziran
1940’tan sonraki bir yıl içinde yaklaşık 43 bin sivil yaşamını
yitirdi;50 bin kişi ağır yaralandı.
Kuzey Afrika Cephesi 10
Haziran 1940’da İtalya, Almanya’nın yanında savaşa girdi. 1940
sonbaharında İtalyanlar Somali’nin İngiliz egemenliğindeki bölümünü ele
geçirdiler. Kuzey Afrika’daki Libya o zaman İtalya’nındı. Kızıldeniz
kıyısında bulunan Eritre ve Somali’nin bir bölümü de İtalya’nındı.
Etiyopya 1935’te İtalya’nın işgali altına girmişti. İtalya’nın
bölgedeki güçleri ana üssü Mısır’daki İngiliz güçlerinden çok üstündü.
İtalya,
Mısır’ı ele geçirmek için taarruza geçmişse de başarılı olamamıştır.
Daha sonra Almanlar Rommel komutasında asker göndermiş ve mihver
devletleri burada Kahire’ye kadar ilerlediler. Ancak buradaki İngiliz
direnişi başarılı oldu. İngilizler daha sonra taarruza geçmiş
El-Alameyn zaferiyle sonuçlandı. Bundan sonra Almanlar ve İtalyanlar,
Batı Çölü boyunca gerilediler; Ocak 1943’te 8. Ordu Tunus’a girdi.
28
Ekim 1940’da İtalya, Doğu Akdeniz üstünlüğünü ele geçirmek için
Yunanistan’a saldırıp Ege Denizi’ne inmeyi planlamışsa da başarılı
olamamıştır. Fakat Mart 1941’de Almanya bütün Balkanlara girip
Yunanistan’ı işgal etti.
Almanya SSCB’YE Saldırıyor Hitler’in
SSCB ile 1939’da yaptığı saldırmazlık paktının asıl amacı, Almanya’nın
aynı zamanda hem batıda, hem doğuda savaşmak zorunda kalmasını
önlemekti. 1940’ta Alman orduları Fransa’yı çökertip İngilizleri
Avrupa’dan sürünce Hitler, SSCB’ye saldırmaya karar verdi. Hızlı bir
harekâtla SSCB üzerinden Ortadoğu’ya inmeyi tasarlamıştı. SSCB’ye
saldırı Napolyon’un 1812’deki başarısız Rusya seferinden bir gün önce
22 Haziran 1941’de başladı. Finlandiya, Bulgaristan, Macaristan ve
Romanya’da SSCB’ye savaş açtılar. Savaş başlangıçta Almanlar için
oldukça olumlu gelişti. Almanlar sonbaharda Leningrad kentine, aralık
ayında da Moskova’nın banliyölerine ulaştılar. Daha güneyde de Don
Irmağı ağzındaki Rostov kentine ulaştılar, ama kış geldiğinde Alman
birlikleri yorulmuş, savaşma güçleri azalmıştı.
Ardından
SSCB’nin karşı saldırısı başladı. Tasarılarında bu harekatın kış
gelmeden tamamlanması öngörüldüğü için, Alman askerlerinin giysileri
soğuk kış günlerine uygun değildi. Büyük kayıplar verdiler ve SSCB’nin
içlerinde tutunabilmelerine karşın başlangıçtaki güçlerini bir daha
kazanamadılar.
1942’de Hitler, Karadeniz ve Hazar Denizi arasında
bulunan Kafkasya petrol yataklarını ele geçirmeyi hedefledi. Bir Alman
ordusu ağustosta Maykop’taki petrol merkezine ulaştı. Daha kuzeydeki
Stalingrad kentine yönelik saldırıları ise başarısız oldu. SSCB
birlikleri kenti sonuna kadar savundu ve kış bastırınca karşı saldırıya
geçtiler. 250.000 kişilik Almanya ve Romanya birliklerini kuşattılar ve
Şubat 1943’te bu birlikler teslim oldu. SSCB’nin II. Dünya Savaşı’nın
bu en büyük kara çarpışmasındaki başarısı Almanları Kafkasya’dan
çekilmek zorunda bıraktı. 1943 yazı başlarken SSCB orduları Almanları
geri sürdü ve 1944 başında Polonya’ya çok geçmeden de Romanya’ya girdi.
Bu savaşta SSCB büyük yıkıma uğradı ve yaklaşık 20 milyon insanını
yitirerek II. Dünya Savaşı’nda en çok can veren ülke oldu.
ABD Savaşa Giriyor ABD
savaşta tarafsız kalmasına karşın İngiltere’ye destek sağlıyordu.
Örneğin 1940’ta ABD, deniz kuvvetlerinin 50 destroyerini İngiltere’ye
ödünç vermişti. 7 Aralık 1941’de Pazar günü sabah saatlerinde, Japon
uçak gemilerinden havalanan 360’ın üzerinde savaş uçağı, Hawaii
Adalarındaki Pearl Harbor deniz üssünde bulunan ABD savaş gemilerine
saldırdı. Japonlar bombaladıkları 8 savaş gemisinden 6’sını batırdı ya
da kullanılamaz hale getirdi; ama üssün kendisi pek zarar görmedi. Uçak
gemileri o anda başka yerde oldukları için bu saldırıdan kurtuldu. Bu
olay üzerine ABD Kongresi 8 Aralık 1941’de Japonya’ya üç gün sonra da
Almanya ve İtalya‘ya savaş ilan etti.
Pearl Harbor
baskınıyla aynı gün, Formoza’dan kalkan Japon uçakları Filipin
Adalarına saldırdı. Bu adalar daha sonra Japon birliklerince işgal
edildi. General Douglas Mac Arthur komutasındaki ABD ve Filipin güçleri
yenildiler ve bölgeyi boşaltmak zorunda kaldılar. Japonlar 1942
Mayısı’nda Filipin’i ele geçirdiğinde 36 bin kadar asker ve 25 bin
sivili esir aldılar. Japonlar saldırılarını sürdürerek ABD’den Guam ve
Wake adalarını, İngiltere’den de Hong Kong’u aldılar. Japon askerleri
Tayland üzerinden hareketle Malaya’yı işgal etti ve yarımadanın alt
bölümlerine, Singapur’a doğru ilerlediler; Singapur 1942 Şubatı’nda
teslim oldu. Daha sonra, Saravak, Brunei, Borneo, Timor, Cava, Sumatra,
Selebes, Yeni Britanya, Solomon Adaları, Yeni Gine’nin doğusu, Gilbert
Adaları, Andaman Adası ve Aleut Adaları da Japonya’nın eline geçti.
Buraları savunmaya çalışan müttefik deniz güçleri büyük kayıplar verdi,
askerlerinin pek çoğu öldü veya esir edildi.
Bu saldırılar
sonucunda Japonya, Güneydoğu Asya’nın denizden ulaşımını denetleyen
adaları ele geçirdi. Japonlar ayrıca Çinhindi ve Tayland’dan geçerek
Birmanya’yı da işgal etti ve oradaki İngiliz birliklerini Hindistan’a
çekilmek zorunda bıraktılar. Güney Asya’ya kurdukları üslerden
Avustralya’ya hava saldırıları düzenlediler.
Batıdaki Deniz Savaşları Savaş
başladığında İngiltere ve Fransa‘nın güçlü donanmaları vardı. Alman
donanması ise, daha güçlü olmakla birlikte, modern ve etkiliydi. Uçak
gemisi yoktu, ama savaş gemileri ve hızla artan denizaltı gücüyle
ticaret gemilerine büyük zararlar verebiliyordu.
Akdeniz’de
İngiliz Deniz gücünün üstünlüğü sayesinde asker ve erzak taşıyan düşman
gemileri batırılarak Kuzey Afrika harekatına yardımcı olundu. Ne var ki
İngiliz donanması da Alman denizatlılarının ve kıyıda üstlenmiş savaş
uçaklarının saldırılarıyla ağır kayıplar verdi. Düşman uçaklarının
yarattığı tehlike yüzünden İngiliz gemileri Batı Çölündeki savaş için
gerekli desteği Cebeli Tarık Boğazı ve Akdeniz’den getirmek yerine
çoğunlukla Ümit Burnu ve Süveyş kanalı yolunu izleyerek sağladılar.
Atlas
okyanusundaki asıl savaş Alman denizaltılarıyla oldu. Bu savaş gece
gündüz durmaksızın sürdü.Uçak gemilerinden ve kıyıdaki hava üslerinden
kalkan savaş uçakları, savaş araç ve gereçlerini taşıyan ticaret
gemileri konvoylarını korumaktaydı. Ama Alman denizaltılarına engel
olmak çok güçtü. Savaş süresince bu deniz altılar müttefiklerin 23.351
ticaret gemisini batırdı; buna karşılık 782 Alman denizaltısı yok
edildi.
Kuzey Afrika Çıkarması General Dwight
D. Eisenhower komutasındaki İngiliz ve ABD askerlerinden oluşan 100 bin
kişilik bir kuvvet Fas ve Cezayir kıyılarına bir çıkarma yaptı.
Müttefikler önce doğuya, Tunus’a ilerledi ama Akdeniz üzerinden hava ve
deniz yoluyla getirilen güçlü Alman birliklerince durduruldu. 1943 Ocak
ayı sonunda Montgomery’nin ordusu Batı Çölünü geçerek Tunus’a girdi.
Zorlu çarpışmalardan sonra müttefik orduları Mayıs 1943’te Alman ve
İtalyan kuvvetlerini çökertti.
Müttefikler Kuzey Afrika’daki
başarılarını 1943 Temmuzunda Sicilya’yı işgal ederek sürdürdü.
Sicilya'nın yitirilmesi ve İtalya’nın müttefiklerce bombalanması
İtalyan diktatörü Benito Mussolini’yi çekilmeye zorladı. Eylül
başlarında İtalya teslim oldu ve Malta’daki donanmasına el kondu. Bu
olay İtalya’da müttefikler ile Almanları karşı karşıya bıraktı.
Ekimde
Napoli’ye ulaşan müttefikler yarım adanın ortalarında güçlü bir Alman
savunması tarafından durduruldu. 1944 Ocağında müttefikler Anzio’ya
çıkarak bu savunma hattının ardına geçmeye çalıştılar. Polonya
birliklerinin Cassino’yu almasından sonra Anzio’daki kuvvetlere
katılmak üzere kuzeye doğru ilerlemeyi başardılar ve 4 Haziran’da Roma
alındı.
ALMANYA’YA HAVA SALDIRILARI II.
Dünya Savaşı’nın özelliklerinden biri, iki tarafın da düşmanı havadan
bombalayarak yenme çabasıydı. Hava kuvvetlerinden büyük bir bölümünü
SSCB’ye gönderen Almanların İngiltere’ye dönük hava saldırıları 1941
Mayısına doğru azalmıştı. İngilizlerin Almanya’yı ciddi bir biçimde
bombalamaları da bu döneme rastlar. Köln, Essen, Bremen, Hamburg ve
başka Alman kentlerine yoğun hava saldırıları düzenlendi.
Başlangıçta
bombalar tam hedefi bulamıyordu. Ama daha sonra eğitilmiş havacıların
kullandığı keşif uçakları geliştirildi. Bunlar radar yardımıyla hedefi
bulunuyor ve tam üzerinden atarak yerini belirliyorlardı.Belli başlı
hedefler çelik üretim alanları, savaş gereçleri yapılan fabrikalar,
limanlar, petrol rafinerileri ve demir yollarından yükleme yapılan
merkezlerdi.
BÜYÜK OKYANUSTAKİ SAVAŞLAR Avustralya
ve Yeni Zelanda güçlerince desteklenen ABD güçleri Büyük Okyanus’ta
Japonların eline geçen bölgeleri geri üstlendi. Japonların Hint
Okyanusunu geçerek Vichy Fransa’sının yönetimindeki Madagaskar adasını
almasından ve müttefiklerin orta doğuya araç gereç sağladıkları yolu
kesmesinden korkulduğu için bir İngiliz birliği de Mayıs 1942’de adaya
çıktı ve Kasımda tüm adayı ele geçirdi. Büyük Okyanusun güney batı
bölgeleri ABD ile Japonya deniz kuvvetleri arasında yapılan birkaç
deniz savaşı sonrası geri alındı. 1942 Mayısında Yeni Gine’de bir
limanı ele geçirmekle görevli olan bir birlikleri taşıyan Japon savaş
gemileri Avustralya ile Yeni Kaledonya arasında yer alan Mercan
denizinde ABD güçlerinin saldırısına uğradı. İki tarafta yaklaşık
olarak eşit kayıplar verdi. Ama Japon gemileri geri dönmek zorunda
kaldı. Bu savaş, uçak gemilerin düşman gemilerini görmediği yeni tür
deniz savaşlarının ilkiydi.
ABD Japonları Guadalcanal ve Solomon
adalarından çıkardı. Avustralya ve ABD birlikleri 1943 başlarında
Papua’yı ve 1944 Haziranı’nda Yeni Gine’yi tümüyle geri aldılar.
ABD
1944 Haziranı’nda Saipan’ı ve Mariana adalarını ele geçirdi. Ekimde ABD
birlikleri Filipinlerde Leyte adasına çıktı. Japonya yeni çıkarmaları
önlemek için geri kalan bütün savaş gemilerini bölgeye gönderdi. Ayın
sonunda Leyte körfezi deniz savaşında Japon donanmasının büyük bir
bölümü yok edildi. Bu II. Dünya Savaşı’nın en büyük deniz
çarpışmasıydı. Ocak 1945’te General Mac Arthur komutasındaki ABD
birlikleri Filipin'in en büyük adası olan Luzon’a çıktı ve Martta
başkent Manila alında. Bu sırada Avustralya ve Hollanda güçleri de
Borneo’yu ele geçirdi. 1945 Şubatı’nda General Nimitz komutasındaki ABD
güçleri Tokyo’nun 1200 km güneyinde yer alan Bonin adalarından
İvoşima’ya zorlu çarpışmalardan sonra büyük kayıplar vererek çıktı.
1945 Nisanı’nda Ryu-Kyu adalarından Okinova’ya yönelik saldırılar
başladı.Bu arada 1944’te General Ordo Wingate’in birlikleri Birmanya
içlerine kadar ilerlemiş 1945 Martı’nda İngilizler Mandalya’yı ele
geçirmişti.